27 02 2010

Noni's Store - Keyifli Fimolar


Bu yazıda alenen reklam yapılmaktadır efenim!!


Magnet görünce dayanamıyorum , hele de başka dayanamadığım bir şey de varsa o magnette yani kediliyse..Tamammmmm benim olmalı diye çıldırıyorum :)

Pissi'yi  bu adreste ilk görüşümde  almak için çıldırdım doğrudur ama   ''sakinliğini korumalısın haydins ,kalmazsa Noni yabancı değil nasılsa rica edersin sana bir tane daha yapar ne olacak'' diye teskin ettim kendimi.. Noni'nin çıldıranlar için koyduğu panik butonuna pardon ''pasajına'' tıkladım hemen..


Aslında aynı semtte oturduğumuzu anladığım Noni ile buluştuk ve mutlu son!! Magnet koleksiyonuma ilk özel tasarım fimosunu kazandırmış olmaktan gururluyum :)


Nonicim ,Tedi'nin selamı var. Mır gır diyor.. 

Ben fotoğraf çekerken nasılda beni izler akıllı uslu , anasının kuzusuuuu..Good boy :)

*Bizim semt blogsever sanırım, çok kişi duyuyorum buralarda oturan..  Çillicim'le komşu sayılırız zaten  :)

25 02 2010

Sen sus fotoğrafların konuşsun..


Bakın Tedi ne okuyor ..  Bugün çok ''Nezih'' bir yerden almış :) Bütün bloglarda görmüş , bir de Türkiye versiyonuna bakmak maksadı ile almış işte.. Moskova'daki komşum senesi geçen Vogue dergilerini kapının önüne koyardı , bende alır bakardım , okuyabildiğim kadarıyla okurdum :) Sonra da sevdiğim renkli sayfalarını kırpıp kağıt boncuk yapardım.. Yok ki burada böyle komşuluk ahh..ahh.. Moskova'daki pis kokan apartmanı ve pek suratsız komşularımı özledim galiba :)
Yok yok kimseyi özlemedim de, apartmanda baktığımız minnoşları özledim.. Ne yapıyorlardır acaba dedim geçen gün, yazın sokak kedisi olmuşlardır kesin ! Burada böyle bir hayal bile imkansız merdivende kedi bakacağız hah haaa.. topa koyarlar bizi :) 

*Küçücük bir notcuk : Konu mankenimizin Vogue okurken ki şıklığı gözlerden kaçmasın lütfen :)



Pek konforlu ayakkaplarıma renkli bağcık alacaktım, gittim lostra salonuna ı-ıh beğenmedim renkleri.. Sen bildiğinden şaşma kızım Haydins dedim seni craftçı paklar.. Renk renk kurdele aldım ohhh keyfim yerine geldi.. Eve gelir gelmez Tedi'nin ağzından, elinden, kolundan çekiştire çekiştire geçirdim ayakkaplarıma..
Ama öğrendim ki organze kurdele ile bu iş olmuyormuş ? Geçirdim ve bağcıkları sıkmaya çalıştım ki elimde kaldılar :) Pembe ve mavi olan ipek kurdele :)  tavsiye edilir..


Vee son olarak Takı askısına bağlayalım bu yazımızı da :) Son eklediğim kolyeler , Şıngır Mıngır Kolye ve Börtü Böcek Kolye oluyor kendileri..

*Tripod aldığımdan takılarımı kendi üzerimde fotoğraflayabiliyorum,  pek güzel oldu . Salonu stüdyoya çevirdim  :)



19 02 2010



Bugün içime bahar kaçtı.. Açtım evin camlarını , güneş içeri sızmasın sadece dolu dolu girsin diye.. En çok hangi camdan güneş giriyorsa , aldım gazetemi oturdum önüne .Döner misali :) bir sırtımı döndüm ısıttım ,bir yüzümü.. Kedi gibi de diyebiliriz tabi ..

Tüm mevsimler güzel, ama kıştan çıkarken özlenen bu güneşli günlerin keyfi başka.. Omuzlarım tutulduğundan dolayı canım acımasa , at kendini sokaklara yürü yürü yürü.. Aman neyse daha ne güzel havalar bekliyor bizi..

Hem yalancı bahar'la birlikte kulağıma fısıldıyor takvim.. Serkan'ın gelmesine az kalıyor :) Yine başının etini yiyebilirim ,beni de götür oraya buraya diye..

Ben deli gibi tellerden bir şeyler çıkarmaya devam ediyorum. Umrumda mı talep varmış yokmuş :) Hobim ya , keyifle yaratmaya devam..

Güzel günler şerefine , O yapar da ben yapamaz mıyım kalpleri.. 3 boyutlu tel kalplerim huzurlarınızda efenim.. 3 boyutlu olmayanlarından da yapıyorum ama bunlar daha meşakkatli olduğundan önce sergilenme hakları var :)


16 02 2010

Kibrit Kutusu Oyunu


Kibrit kutusu oyununa katılmıştım bende, sonunda eşleşmeler oldu ve birbirimize kutularımızı gönderdik..

Bana gelen kutu;


Sevgili Duygu'ya içindeki ayıcıklar için ve özel hediyesi için çook teşekkür ederim..

Ve Duygu'ya giden benim hazırladığım kibrit kutusu.. Arkasında da bir hoşluk vardı ama çekmeyi unutmuşum neyse artık..


İçindekiler Duygu'ya sürpriz ,ama tahmin etmek zor olmasa gerek değil mi :)



En sevdiğim 2 renk birbirine ne yakışırmış bea..

10 02 2010

Her telden - Fiyonk


Takı tellerime geri döndüm.. Ne zamandır yapıp yapıp atıyorum kenara , şimdi sergileme zamanı..


Parmağın gösterdiği yere bir tık ..
Yada buraya..


Her telden- Fiyonk





05 02 2010

Bu diziler olmasa, bu yazı yazılamazdı!!!

Şu dizilerin içinde güya çaktırmadan yapılan reklamlara sinir oluyorum ben.. Birinde spor ayakkabı, marka gözümüze sokula sokula tanıtılır , diğerinde saç düzleştirdiği iddia edilen tarak!!

Sevimsiz!!

Ayrıca Aşk-ı Memnu'daki Nihal'in, Saldıray Abi halleri beni kopartıyor :)
-Behlül, biz seninle hiç yalnız kalmadık!
-Behlül, artık ilk ciddi öpücüğümü istiyorum!
Tenhada bir yakalasa Behlül efendiyi :)) çok fena..

Behlül'ü fino gibi kullanması da ayrı bir komedi unsuru oldu benim için dizide..
-Behlül , ağırlığımı kaldır.
-Behlül , bana piyano çal.
-Behlül , beni gece dışarı çıkar.
-Behlül , gel kuçu kuçu :)) (yakında bunu da dedirtecekler)

Beğenmiyorsan izleme demeyin. Hem izlerim hem eleştiririm..

Dizideki Nihal karakteri liseyi yeni bitirdiğine göre ,tahminen 17-18 yaşında oluyor ve nişanlanıyor veee çok yakın bir zamanda evlilik planı yapıyor . Yok artık!!

Neyse ki okulun bitmesini bekledi..Üniversite mi?? Amaaan ne gerek var canım..

Matmazel'in takıları için izliyorum bu diziyi desem , inanır mısınız?