22 07 2009

1 Lira

İstiklal caddesinde olan olayı çoğunuz duymuşsunuzdur sanırım... Türkiye'ye iş kurmak için gelen Almanya vatandaşı Gregor Kerkeling sokak ortasında 1 lira için bıçaklandı ve öldü.. İnsan trafiğinin her zaman çok yoğun olduğu bir yerden bahsediyorum , sokak ortası derken. Alelade bir sokak değil yani..

Bugün Kadıköy'de yanıma büyükçe bir çocuk geldi, mendil satıyor.. İhtiyacım yok teşekkür ederim var çantamda (ki gerçektende vardı) dedim.. Çocuk benimle birlikte yürümeye başladı , abla almazsanda para ver dedi önce , sonra versen ne olur sanki demeye başladı.

Ürktüm açıkçası..

1 lira versem ben fakirleşmezdim ama ,aman canımıza bir şey olmasın etraf manyak dolu deyip haraç mı vereceğiz artık!! Bunun sonu buraya gider.

Akşam haberlerde verseydi 1 lirayı ölmeyecekti dediler ,Gregor Kerkeling için..

16 yorum:

Tuğçe dedi ki...

Bilmiyordum,tüylerim ürperdi okuyunca...Haberdeki metinde 'Yuh artık, buralara geldi bu iş' mesajı vardı(r) herhalde,yani umarım öyledir...Yazık!

sünter dedi ki...

Off cok kötü bir olay,insan ne diyecegini bilemiyor.Madde bagimlisi
insanlarin ne yapacagi belli olmuyor.Asil su uyusturucu ticareti yapanlarin kökünü kurutmak lazim ama, gel gör ki onlara kimsenin giki cikmiyor. Cünkü bütün dünyada var olan bir sey ve hic bir ülke önleyemiyor(güya).Inanmiyorum önleyemediklerine. Sonrada böyle cinayetler. Ölenede yazik, aslinda öldürenede (yasamak zorunda oldugu hayattan ötürü).
Sadece 1 lira icin islenmis bir cinayet degildir diye düsünüyorum. Isin icinde kesin madde bagimliligi vardir.

Ayça dedi ki...

Durum gerçekten çok vahim artık. Aynen dediğin gibi, haraç verir gibi bir duruma düşeceğiz. İşin kötü tarafı, kimseye kazanmadığının karşılığını vermem. Hakkıyla kazanmayı öğrenmeli insan, bize böyle öğretmediler mi? Canımıza mı mal olacak şimdi?

MISSRED'S DIARY dedi ki...

böyle olaylar daha çok yaşanacak Türkiye'de, herkes işsiz ve aç çünkü. Aç insanın yapamayacağı şey yoktur, boşuna dememişler, "allah insanı açlıkla terbiye etmesin" diye. Yalnız o cinayetin perde arkasında başka olaylar olabilir bizim bilmediğimiz, 1 lira için olmayabilir yani!!??

Sagır Kedi dedi ki...

Sadece Taksim'de degil ki bugünkü Hürriyet Gazetesinden Cengiz Semercioglu'nun yazısını okursan Etiler ve Bebek'e bile dadandılar tinerciler ve hırsızlar..Başka hangi yazar bu konuda bu kadar yazıyor bilmiyorum ama Cengiz Semercioglu takipcisi olarak adam defalarca bu konuda uyarıyor.Sende dikkat et o bebek yüzlü selpak satan çocuklar hiç de tatlı falan degil eşkiya yolundalar..Geçen bir komşu teyzemize böyle ufak tefek bir çocuk dadandı teyze de istemem selpak param da yok deyince çocuk omzundaki çantasına asıldı.Ufak tefek ama bir boga kadar güçlüydü vatandaşlar koşmasaydı yaşlı teyze çantasını kaptırabilirdi.Bütün suç bu konuda hiç bir önlem almayan Belediyelerdedir başka kimde olacak ki..Belediyenin sorumlulugu baglı oldugu ilçeyi güvenli hale getirmek degilse nedir?Öfff sinirden döktürmüşüm:((

nehircce dedi ki...

Bende sizin gibi düşünüyorum,ne garip bir hale geldik.Böylesi merkezi ve büyük bir caddede bu olayın olması,kimsenin müdahale etmemesi de ayrı bir tartışma konusu çok da can sıkıcı..Türkiyede insan hayatı çok ucuz, heran herşey olabilir.Sokakta yürümek bile ürkütücü artık..

mermaid dedi ki...

korkmamak elde değil:(

Pinky dedi ki...

çok acı bir olay. heran sokakta yürürken ölebiliriz bir lira yüzünden. Bu çocukları toplayıp insan gibi yetiştirmeleri, psikolojik destek sağlamaları ve topluma kazandırmaları lazım acilen.

funda dedi ki...

oldu o zaman her köşe başında 1 lira dağıtım gezelim ne demek verseydi ölmeyecekti...
Bu yurdum yaklaşımları beni öldürecek :(
gitti giden de peki o bıçaklama anında yanından geçen o ........................ halka ne demeli :((((

Prima Rima dedi ki...

çOK KORKUYORUM BACAK KADAR COCUKLARDAN KORKAR OLDUK İYİMİ?

ayci dedi ki...

Ama sonucta 1 Liradan kimse zengin de olmayacakti
- 1 lirayi verseydi diyeceklerine - 1 lirayi istemeselerdi ölmezdi de diyebilirlerdi...

NOT: bu yorumu yazdim fakat haberi izlememistim!!! yani tamamen durumdan bilgisiz bir yorum oldu fakat bir kac gün sonra, bende is kurmaya türkiye ye gelecegim icin - yanimda bu durumlar icin bozuk para mi bulundurmam gerekiyor?! ...!!!

pembecikolata dedi ki...

Kendi ülkemizde biz bile gezmeye korkuyoruz turistleri düşünemiyorum:( Daha önce blogumda yazdığım gibi'Türkiye'deki en ucuz şey insan hayatı' malesef:(
Şişli'de belediyeye 100- 200 metre uzaklıkta iş yerimiz tinerci çocuklar otobüs durağında insanları rahatsız ediyorlar, telefon ettik zabıtaya biz ilgilenmiyoruz dediler polisi aramak gerekiyormuş onlarda ancak bir olay olduğunda geliyorlarmış...Demekki yaralanmak ve ya da tövbe tövbe ölmek gerekiyor...

smlnl dedi ki...

Küçük bir ilçede doğmuş ve büyümüş biri olarak, ilk defa 9-10 sene önce İstanbul'a gitmiştim, İstanbul'da oturan bir arkadaşımın yanına...

Uzun zaman bir adresi aramıştık. Yardım almak için birinin yanına yaklaşıp adresi sormaya çalıştığımızda insanlar önce ürkmüş, geri çekilmiş, ilk cümlemizi bitirdikten sonra bile far görmüş tavşan gibi bize bakmışlardı. Arkadaşıma, bu olaydan ne kadar çok etkilendiğimi o zaman söylemiştim. Nitekim az önce yine aynı şeyi tartışıyorduk.

Büyük şehirlerde insanlar sokakta yürümekten korkar hale geldi. Bırakın geceyi gündüzün bile cılkı çıktı.

Güldem dedi ki...

cocğuğu olan bir insan olarak daha çok endişe ediyorum...bu türkiye de mi yaşayacağız çocuklarımız ve biz :(

jove dedi ki...

izmirliyim birgün cumhuriyet meydanından geçiyoruz,kuş yemi satan çocuklar var bir tanesi musallat oldu.kurtulmak için cebimizdeki birkaç bozukluğu verdik. bunu gören bütün çocuklar etrafımızı sardılar nasıl yapışkanlar hiç utanmaları da yok zatn.. zar zor çıktık o kalabalıktan çok sinir bozucuydu hala sinirlerim bozularak hatırlıyorum. çok sıkı önlemler alınmalı..

Sndrfknella dedi ki...

Biraz fazlaca hayvan dostu olmamdan mı kaynaklanıyor bu duygularım bilemiyorum ama bence bir toplumun hayvanlara karşı olan tutumları insanlara karşı olanlarla oldukça paralel. Nasıl ki çöp kamyonlarında köpek öldürüp, susuzluktan dili bir karış dışarıda gezen sokak hayvanlarını görmezden gelebiliyorsak burnumuzun dibinde işlenen cinayetlere de gözlerimizi kapatabiliyoruz. Evine kapanıp "Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın," tarzı tavşan kakası hayatlar yaşayıp, bahçe kapılarını alçıdan kazlar, ördeklerle süslemeye devam edersek olacağı bu zaten.

Ben kendi adıma, özellikle küçük ve "karnım aç" diyen çocuklara para vermek yerine yiyecek birşeyler almayı tercih ediyorum. O paranın nereye gideceği belirsiz, ama yemek illa ki mideye iniyor :) Hem belki onların hayatlarında da bir fark(ındalık) yaratabiliyordur yaptığım.

Sevgiler :)